Klasik Türk Şiirinde "Merkez Sembolü" Olarak "Sevgili"
Yazarlar (1)
Dr. Öğr. Üyesi Hafize Gamze DEMİREL Sinop Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (Diğer hakemli uluslarası dergilerde yayınlanan tam makale)
Dergi Adı Turkish Studies(International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic )
Dergi ISSN 1308-2140
Dergi Tarandığı Indeksler TR DİZİN
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 06-2014
Kabul Tarihi Yayınlanma Tarihi 01-01-2014
Cilt / Sayı / Sayfa 9 / 9 / 455–464 DOI 10.7827/TurkishStudies.7372
Makale Linki http://dx.doi.org/10.7827/turkishstudies.7372
UAK Araştırma Alanları
Osmanlı Sahası Klasik Türk Edebiyatı
Özet
Sembol olanla, sembolize ettiği şey arasında önemli bir bağ vardır. Bu sebeple, sembollere, gelişigüzel anlamlar yüklemek yerine; her sembolü, kullanıldığı metin ve şekillendiği kültür bağlamı içerisinde değerlendirmek gerekir. Klasik Türk edebiyatı metinlerinde çeşitli kimliklerde ve yüzlerde karşımıza çıkan “sevgili (sultan, övülen)”;“merkez (nokta)” i, aşık ise; merkez noktanın yayılımı neticesinde oluşan “daire (çember, küre, yuvarlak)” yi sembolize eder ve (sevgili, övülen)”, aşıkın ulaşmayı amaçladığı esas ilke, yegane amaçtır; çünkü sonunda herkes ve her şey,“merkez (sevgili, övülen)” e dönecektir. Tüm varlıklar tek bir nokta (merkez) ya doğru yönelir; hepsi de merkezde birleşmeyi; ona yakın olabilmeyi; yani merkez ile “bir” olabilmeyi hedeflerler. Yaşamdaki amacının bu “ilksel varlık (nokta, merkez nokta, merkez, çember, yuvarlak)” ı aramak olduğunu fark eden aşık, nokta (daire, yuvarlak, küre, çember) sal merkezdeki konumunu “aşk” ile belirlemeye çalışacaktır. Aşıkın bu mistik yolculuğunda, son derece dikkat çekici ve incelemeye tabiî tutulması gereken “dairevî hareketler (pervanenin mum etrafında dönmesi, aşıkın sevgilinin bulunduğu yeri gece gündüz tavaf etmesi gibi)” sergilediği dikkati çeker. Bu dairevî hareketlerle, aşık tekamülünü tamamlar ve merkeze ulaşarak kendini gerçekleştiren aşık,(mükemmel bilge, insan-ı kâmil), bu noktada ilkenin değişmezliğine katılarak onunla çözülmez bir birlik içine girer. Klasik Türk Edebiyatı’na ait metinlerden, makalemizdeki tespitlerimizi ve söylediklerimizi destekleyecek pek çok örnek vermek mümkündür. Ancak buradaki tespitler, makalenin sınırlarını aşabileceği kaygısıyla, sadece “sevgili (sultan …
Anahtar Kelimeler