Sultan Abdülhamid’e Muhalif Devlet Memurlarından Süleyman KadızâdeRıfat’ın “Padişah Aldattı mı Aldandı mı” Adlı Eserinde Meşrutiyet Eleştirisi
Yazarlar (1)
Prof. Dr. Hüseyin Vehbi İMAMOĞLU Sinop Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (Diğer hakemli uluslarası dergilerde yayınlanan tam makale)
Dergi Adı Karabük Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
Dergi ISSN 2147-7841
Dergi Tarandığı Indeksler İnternational Scientific İndexing, DRJI, Türk Eğitim İndeksi, SOBIAD, ASOS, Cite Factor, ESJI, İsam, Academic Resource İndex, UDL Edge
Makale Dili İngilizce Basım Tarihi 03-2019
Cilt / Sayı / Sayfa 9 / 1 / 80–97 DOI 10.14230/joiss692
Makale Linki http://joiss.karabuk.edu.tr/SonSayi.aspx
UAK Araştırma Alanları
Yenileşme Tarihi
Özet
Sultan Abdülhamid, iktidarı boyunca iç ve dış pek çok olayla mücadele etmiş ve devleti ayakta tutmaya çalışmıştır. Ancak uyguladığı yöntemler, çoğu kişi tarafından anlaşılamamıştır. Başta Avrupalı devletler olmak üzere, Ermenilerin başını çektiği gayr-i Müslim azınlıklar ve İttihat ve Terakki gibi muhalif hareketler, padişahı tahttan indirmek için uzun uğraşlar vermişlerdir. Darbe girişiminden suikast girişimine kadar pek çok badire atlatan Sultan Abdülhamid, Ermeni olaylarının üstesinden gelse de, meşrutiyetçi muhalefete karşı nihai anlamda direnememiştir. Kendisine yöneltilen suçlamaları hiçbir zaman kabul etmeyen Sultan, dönemindeki icraat ve uygulamalarla ilgili olarak, zamanın şartlarının öyle hareket etmesini gerektirdiği şeklinde kısa bir açıklama yapmakla yetinmiştir. Süleyman Kadızâde Rıfat ise, Mekteb-i Sultani’den mezun olup meşrutiyet devrinde yaşamış ve memurluk yapmış bir devlet görevlisidir. II. Meşrutiyet döneminde eleştirel bir üslupta yazılmış ve ittihatçı bakış açısına sahip “Padişah Aldattı mı Aldandı mı” adlı eserinde, Sultana olan meşrutiyet eleştirisini sert bir şekilde dile getirmiştir. Sultan Murad’ın zât-ı şahaneye yazılmış bir tezkiresi olarak bilinen eser, Sultan Abdülhamid devrine ilişkin olayları, taşra memurları ve devlet adamlarının icraatları ve halkla olan ilişkileri içermektedir. Genel itibarıyla Sultan Abdülhamid’in idaresini istibdad olarak niteleyerek, meşrutiyeti gerekli gören ve her iki idare tarzının kıyaslamasını taşra memurları ve devlet adamlarının icraatlarıyla açıklamaya çalışan yazar, özellikle taşradaki devlet memurlarının köylü halkla olan münasebetlerini konu edinerek, düşüncelerini temellendirmeye çalışır. Örnek …
Anahtar Kelimeler