| Makale Türü |
|
||
| Dergi Adı | |||
| Makale Dili | – | Basım Tarihi | 03-2015 |
| Makale Linki | https://dspace.ankara.edu.tr/server/api/core/bitstreams/f07c98b9-fe9d-4ce6-8c46-84593333eb9e/content | ||
| UAK Araştırma Alanları |
Türkçe Eğitimi
|
||
| Özet |
| Küreselleşme ile birlikte, mal, hizmet ve sermaye akımlarının serbestleşmesi önemli ölçüde hız kazanırken; işgücünün küresel ölçekli dolaşımının önündeki engeller varlığını korumaktadır. Buna karşın, yine küreselleşmenin, özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke halklarının çoğunluğu için yarattığı işsizlik ve yoksulluk sonucunda, bu ülkelerden, Dünya’nın gelişmiş topraklarına göçlerin ivme kazandığına da tanık olunmaktadır. Ancak, uluslararası göçlerin temel hedef ülkeleri olan gelişmiş ülkelerin uyguladıkları sıkı/kapalı kapı göç politikaları, göç etmek dışında başka şansı kalmayan kitleler için, yasadışı/düzensiz/kayıt dışı göç olgusunu ortaya çıkarmakta; yasa dışı yollardan göç, insan ticaretini günümüzde önemli bir sektör haline getirmektedir. Çoğunlukla vasıfsız emek göçü için ortaya çıkan bu tablo; sermayenin küreselleşmesine bağlı olarak akışkanlık kazanması gerekli olduğu düşünülen vasıflı emek için ise, tam tersi bir durumu sergilemektedir. Günümüzde uluslararası göçler içerisinde payını en fazla artıran gruplar, ulus ötesi şirketlerin içsel işgücü piyasaları içinde küresel akışkanlığına sahip olan uzman işgücü ile beyin göçü kapsamında değerlendirilen vasıflı elemanlardır. Gelişmiş ülkelerin göç politikalarının, özellikle sermayenin gereksinimleri ve vasıf eksenin de ikili bir durum ortaya çıkardığı açıktır. Bu ikililik, sermaye akımlarına bağlı olarak, işgücünün dolaşımına ilişkin uluslararası düzenlemelerde de ortaya çıkan bir olgudur. Uluslararası düzlemde göç hareketlerini düzenlemek, göç süreci ve sonucunda ortaya çıkan sorunların çözümü açısından öncelikli bir strateji olmakla birlikte; şu ana kadar bu tip bir uluslararası anlaşma … |
| Anahtar Kelimeler |