Çatışan Kutsalların Ortasındaki Şehir: Kudüs
Yazarlar (2)
Prof. Dr. Cengiz Batuk Ondokuz Mayis Üniversitesi, Türkiye
Doç. Dr. Rabia MERT Sinop Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (Ulusal alan endekslerinde (TR Dizin, ULAKBİM) yayınlanan tam makale)
Dergi Adı Dinbilimleri Akademik Araşırma Dergisi
Dergi ISSN 1303-9199
Dergi Tarandığı Indeksler TR DİZİN
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 08-2017
Cilt / Sayı / Sayfa 17 / 2 / 129–149 DOI
Makale Linki https://dergipark.org.tr/tr/pub/daad/issue/40185/478340
UAK Araştırma Alanları
Dinler Tarihi
Özet
Bu makalede Kudüs'ün modern dönem İsrail'deki konumu ele alınmaktadır. İsrail'in kuruluşundan bugüne uygulamaları bağlamında konu değerlendirildiğinde dini, tarihi ve siyasi etkenlerden söz etmek mümkündür. Kudüs'e Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanların egemen olduğu dönemlerde bir arada yaşama konusundaki zorluklar belirtilmiş ve Müslüman idaresinin bu bakımdan diğerlerinden ayrıldığı ifade edilmiştir. Yahudilerin Kudüs'e olan bağlılıklarında Davud krallığının merkezi olması siyasi başkent iddialarına temel oluşturmakta ayrıca Süleyman Mabedi'nin yeri olması itibariyle de Yahudiliğin en kutsal mekânı olarak anlaşılmaktadır. Hıristiyanlıkta Göksel Kudüs vurgusu yanında tarihi mekân olarak da önemini koruması Hıristiyanların buraya yönelik ilgilerinin devam etmesinin sebebidir. Müslümanların Kudüs'ün kutsallığı konusundaki iddiaları ise ilk kıble ve miraç ile belirginleşmekle beraber buraya dair algıları çeşitli anlatılarla birlikte düşünülmektedir. Kudüs'ün Müslümanlar tarafından tarih boyunca başkent edinilmediği ve merkezi ibadet yeri de olmadığına dair tartışmalar Yahudileri Kudüs üzerinde daha fazla hak sahibi göstermek amacının sonucudur. Bütün bunların yanında İsrail'in çeşitli hususları görmezden gelerek sembolik anlamı dolayısıyla sahip olmak istediği Kudüs'ü başkent edinme yönündeki ısrarı tartışmaları tırmandırmaktadır. İki tarafın da Kudüs hakkında dini iddiaları bulunmakta olup taşıdığına inanılan dini önemi sebebiyle vazgeçilemez alanı oluşturmaktadır. Farklı dinlerin bir arada bulunma imkânı kabul edilmedikçe tartışmanın sona ermeyeceği anlaşılmaktadır
Anahtar Kelimeler
BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Atıf Sayıları

Paylaş